Kur’an-ı Kerim’e Göre İnsan Hayatının Aşamaları

Kur’an-ı Kerim’de insan hayatının aşamalarını anlatan bazı ayetlerin kronolojik dizimi yapılmaya çalışılmıştır. (Ayetlerdeki koyu renkli bölümler insan hayatının ilgili aşamasına vurgu yapmaktadır. Mavi renkli bölümler de bizim ayetlerle ilgili yorumlarımızdır.)

İnfitar/6: Ey insan! Sen neyine güveniyorsun da cömert olan Rabbine (Sahibine) karşı geliyorsun?

Tur/35: Onlar yoktan mı yaratıldılar yoksa yaratan kendileri mi?

Meryem/67: O insan, önceleri hiç bir şey değilken kendini yarattığımızı aklına getirmez mi?

Nuh/14: Halbuki O sizi evrelerden geçirerek yarattı.

Abese/18: Allah onu hangi şeyden yarattı?

Fatır/11: Allah sizi topraktan, sonra döllenmiş yumurtadan yaratmış, sonra da (ruhunuzla) eşleşmiş hale getirmiştir. O’nun bilgisi olmadan bir dişi ne gebe kalır ne de doğurur. Ömrü olanın yaşaması ve ömrünün kısalması mutlaka bir deftere kayıtlı olur. Bu Allah’a kolaydır.

Rum/20: Sizi topraktan yaratmış olması Allah’ın ayetlerindendir. Sonra bir de bakarsınız ki siz bir insansınız, dolaşıyorsunuz.

Mü’minun/12: İnsanı çamurundan oluşan bir özden yarattık. (İnsan vücudunun içerdiği maddeler ile toprağın içerdiği tamamen aynıdır. Bu maddeler alüminyum, demir, kalsiyum, oksijen, silikon, sodyum, potasyum, magnezyum, hidrojen, klor, iyot, manganez, kurşun, fosfor, bakır, gümüş, karbon, çinko, kükürt ve azottur.)

Enbiya/30: Kafirlerin görmeleri gerekmez mi gökler ve yer bütün halinde iken ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık; hâlâ inanmayacaklar mı? (Topraktaki mineraller suda da aynı şekilde vardır. Ayrıca; Erişkin bir erkeğin vücudunun yaklaşık yüzde 60’ı su. Bu oran, çocuklarda yüzde 65-75, kadınlarda ise yüzde 50 civarında. Yaşlandıkça vücuttaki yağ dokusu artıyor, su oranı azalıyor.)

Nur/45: Allah her hareketli canlıyı sudan yarattı. Kimi karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üstünde yürür, kimi de dört ayak üstünde yürür. Allah, yaptığı tercihe göre yaratır. Allah her şeye bir ölçü koymuştur.

Vakıa/58: Boşalttığınız meniye hiç baktınız mı?

Vakıa/59: Onu siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan biz miyiz?

Tarık/6: (İnsan,) İleri giden bir sudan yaratılmıştır. (Spermler sürekli ileri doğru hareket ederler.)

Tarık/7: O, omurga ile göğüs kemikleri arasından çıkar. (Meninin büyük çoğunluğunu oluşuran sıvı prostattan çıkar.)

Secde/8: Sonra onun soyunu bir özden; zayıf bir sudan yaratmıştır. (Meninin sadece %5-10 u spermdir.)

Necm/46: Ölçüsü konduğu sırada döllenmiş yumurtadan (yaratmıştır).

İnsan/2: Biz insanı, çok bileşenli döllenmiş yumurtadan yarattık. Yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz; o nedenle onu dinleyen ve gören bir varlık haline getirdik.

Mü’minun/13: Sonra onu karar mevkiinde nutfe (döllenmiş yumurta) haline getirdik.

Kıyamet/38: Sonra rahme asılı hale geldi, arkasından Allah ona şekil verip organlarını tamamladı.

Mü’minun/14: Sonra o nutfeyi alaka yaptık. O alakayı bir çiğnem et parçası yaptık. O et parçasını kemiklere dönüştürdük. Sonra kemikleri etle donattık, sonra onu başka yaratık haline getirdik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah pek yücedir.

Kıyamet/39: O meniden, erkeği ile dişisi ile bütün çiftleri oluşturdu. (Çocuğun erkek/kız olacağı erkekten gelen kromozomla belli olur.)

Necm/45: Eşleri; erkeği ve dişiyi yaratmıştır.

Al-i İmran/6: Sizi, analarınızın rahminde, tercihine göre biçimlendiren O’dur. O’ndan başka ilah yoktur. Daima üstün ve bütün kararları doğru olan O’dur.

Zümer/6: Sizi tek bir nefisten (döllenmiş yumurtadan) yarattı. Daha sonra eşini de o nefisten (döllenmiş yumurtadan) oluşturdu. En’am’dan sizin için sekiz eş indirdi. Analarınızın rahminde sizi, üç karanlık içinde art arda yaratışlarla yarattı. İşte bunları yapan, Allah’tır, sizin Sahibinizdir. Yetki O’ndadır. O’ndan başka ilah yoktur. Nasıl oluyor da başka tarafa döndürülüyorsunuz? (Bu bölgeler sırasıyla: 1- Batın duvarı karanlığı, 2- Rahim duvarı karanlığı, 3- Amniyon zarı karanlığıdır. Ayrıca rahimdeki hayat 3 evreden oluşur: Preembriyonik evre (ilk 2,5 hafta), Embriyonik evre (8. haftanın sonuna kadar) ve Fetal evre (8. haftadan doğuma kadar))

Mü’minun/78: Hâlbuki sizler için dinleme, görme ve gönül yeteneği veren odur. Ne kadar az şükrediyorsunuz. (Buradaki sıralama, modern tıp ile tespit edilmiş olan bebeğin anne karnındaki kulak, göz ve beyin oluşum sırası ile aynıdır!)

Ra’d/8: Allah her dişinin ne taşıdığını, rahimlerin neyi eksilttiğini ve neyi artırdığını bilir. O’nun yanında her şey bir ölçüye bağlanmıştır.

En’am/151: De ki “Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını sıralayayım: Hiçbir şeyi Allah ile bir tutmayın, anaya babaya iyilikten geri durmayın, yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; onların ve sizin rızkınızı veren Allah’tır. Fuhşun açığına da gizlisine de yaklaşmayın, Allah’ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın; haklı sebeple olursa başka. İşte bunlar, Allah’ın size yüklediği görevlerdir; belki aklınızı kullanırsınız. ” (Rızkın kıtlaşacağı endişesi ile çocuk sahibi olmamak ya da doğum yapmaktan kaçınmak için düşük ya da kürtaja başvurmak / Ancak, gebeliğin 4. ayın başından itibaren doktor kararı ile kürtaj haklı sebep kabul edilir.)

En’am/140: Bilgisizlik ve beyinsizlikle çocuklarını öldürenler ve Allah’ın azık olarak verdiğini, bir yalanı Allah’a atfederek haram sayanlar, zarar etmişlerdir. Onlar yoldan çıkmışlardır. Doğru yola gelecek de değillerdir. (Rızkın kıtlaşacağı endişesi ile çocuk sahibi olmamak ya da doğum yapmaktan kaçınmak için düşük ya da kürtaja başvurmak.)

İsra/31: Yoksulluk korkusuyla evladınızı öldürmeyin. Onların rızkını da sizin rızkınızı da biz veririz. Onları öldürmek büyük bir yanlıştır. (Rızkın kıtlaşacağı endişesi ile çocuk sahibi olmamak ya da doğum yapmaktan kaçınmak için düşük ya da kürtaja başvurmak.)

En’am/137: Tıpkı bunun gibi müşriklerin çoğuna, onların ortakları, çocuklarını öldürme işini güzel gösteriyordu. Bunu hem onları geriletmek hem de dinlerini bulandırmak için yapıyorlardı. Allah, zorlayıcı düzen koysaydı bunu yapamazlardı. Öyleyse onları iftiralarıyla baş başa bırak.

Hac/5: Ey insanlar! Kabirlerden kalkma konusunda şüpheniz varsa (düşünün): Sizi önce topraktan sonra döllenmiş yumurtadan, sonra alakadan, sonra da bir çiğnem et parçasından belli belirsiz şekilde yarattık. Bu sözler, size olup biteni beyan etmemiz içindir. Yaşamasını tercih ettiğimizi belirlenmiş bir süreye kadar rahimlerde tutar, sonra sizi bir çocuk olarak çıkarırız. Sonra da ergenlik çağına eresiniz (diye yaşatırız). Kiminiz vefat ettirilir, kiminiz de ömrün en düşkün çağına kadar yaşatılır ki bilirken bilemez hale gelsin. Toprağı da kupkuru görürsün ama üzerine suyu indirdik mi kıpırdar, kabarır ve her türlü güzel bitkinden bir eş bitirir. (Düşükten bahsedilmektedir.)

Rum/54: Allah sizi güçsüz olarak yaratır; güçsüzlüğün ardından güçlü hale getirir. Güçlülükten sonra da yine güçsüz ve ak saçlı yapar, kurduğu düzene göre yaratır. Bilen ve ölçüyü koyan odur.

Nahl/78: Allah sizi analarınızın karnından çıkardığında hiç bir şey bilmiyordunuz. Ama size dinleme ve ileri görüşlü olma (basiret) özelliği ile gönüller vermişti. Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.

Bakara/233: Analar çocuklarını iki tam yıl emzirsinler. Bu, emzirmeyi tamamlamak isteyen içindir. Anaların marufa uygun yiyeceği ve giyeceği, çocuğun babasına aittir. Kimseye gücünün üstünde yük yüklenmez. Çocuğu yüzünden ne ana zarara sokulur ne de baba. Mirasçının sorumluluğu da aynıdır. Anne ve baba, karşılıklı anlaşma ve danışma ile çocuğu sütten kesmek isterlerse, ikisi için de günah olmaz. Çocuklarınıza sütanne tutmak isterseniz, ücretini marufa uygun olarak ödedikten sonra, size bir günahı olmaz. Allah’tan çekinerek korunun. Bilin ki her şeyi gören Allah’tır. (Emzirmenin iki yıl sürmesinin bebek için faydaları ve az sürmesi durumundaki zararları anlatılmaktadır.)

Ahkaf/15: Biz insana, ana babasına iyi davranma görevi yükledik. Anası onu zahmetle taşımış ve zahmetle doğurmuştur. Onu (bir insan olarak) taşımasıyla sütten kesmesi otuz ay sürer. Ne zaman ki güçlü ve kuvvetli hale gelir ve kırk yaşına da erişirse der ki “Ey Rabbim! Fırsat ver de bana ve ana babama verdiğin nimetlere karşılık görevlerimi yerine getireyim. Razı olacağın iyi işler yapayım. Soyumdan gelenleri de benim için iyi evlatlar eyle. Ben sana döndüm, sana tam teslim olanlardanım.” (Doğumun tamamlanması)

Şura/49: Göklerin ve yerin hâkimiyeti Allah’ın elindedir. O, tercih ettiğini yaratır. Kız vermeyi tercih ettiğine kız, erkek vermeyi tercih ettiğine de erkek çocuk verir.

Şura/50: Yahut, erkek ve kız çocukları olmak üzere ikisinden de verir. Kısır olmasını tercih ettiğini de kısır kılar. Bilen ve ölçüyü koyan O’dur.

Şura/22: Gökleri ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da Allah’ın ayetlerindendir. Bunda, bilenler için ayetler vardır.

Rahman/4: Ona kendini ifade etmeyi öğretti. (Konuşmaya başlama)

Fussilet/53: Onlara, çevrelerinde ve kendilerinde olan âyetlerimizi göstereceğiz, sonunda onun (Kur’ân’ın) tümüyle doğru olduğu, onlar açısından iyice ortaya çıkacaktır. Sahibinin her şeye şahit olması yetmez mi? (Buluğ çağına kadar çocuğun bilişsel gelişimi)

Mü’min/64: Yeryüzünü sizin için yerleşim alanı, göğü de bina gibi yapılandıran Allah’tır. Size şekil vermiş, şeklinizi de güzel yapmış, temiz şeylerle rızıklandırmıştır. İşte Allah budur, sizin Sahibinizdir. Varlıkların Sahibi olan Allah pek yücedir!

Tevbe/115: Allah bir topluluğu yola gelmiş saydıktan sonra sakınmaları gereken şeyi açıkça bildirmedikçe onları yoldan çıkmış saymaz. Allah her şeyi bilir.

Beled/4: İnsanı, bütün zorlukları göğüsleyecek güçte yaratmışızdır. (Zorlu imtihanı göğüsleyecek güç)

Beled/5: (Zoru başarınca da) kimsenin ona sınır çizemeyeceğini mi sanıyor? (İmtihan)

Hadid/22: Yeryüzünde veya kendinizde meydana gelen bir tek olay yoktur ki onu, ayrı bir varlık olarak yaratmamızın öncesinde bir deftere kaydedilmiş olmasın. Bu, Allah’a göre kolaydır.

Hadid/23: Bunun böyle olması, kaybettiğinize üzülmeyesiniz, Allah’ın verdiği şeyle de şımarmayasınız diyedir. Allah, kendini bir şey zannedip övünen hiç kimseyi sevmez.

Bakara/214: Öncekilerin başlarına gelenlerin bir benzeri sizin başınıza da gelmeden, Cennet’e girebileceğinizi mi düşünüyorsunuz? Baskılar ve zorluklar onları öyle sarmış, öylesine sarsılmışlardı ki Allah’ın elçisi ve beraberindeki müminler “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyecek hale gelmişlerdi. Bilin ki Allah’ın yardımı yakındır.

Enbiya/35: Her canlı ölümü tadacaktır. Kötüyle de iyiyle de sizi yıpratıcı bir imtihandan geçiririz. Huzurumuza çıkarılacaksınız.

Al-i İmran/186: Mallarınız ve canlarınız konusunda yıpratıcı bir imtihandan geçirileceğiniz kesindir. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden çok sık üzücü sözler işiteceğiniz de kesindir. Kendinizi koruyarak sabrederseniz bilin ki yaptığınız iş, kararlılık gerektiren işlerdendir.

Bakara/155: Mallarınızdan, canlarınızdan ve ürünlerinizden eksilterek, sizi biraz korku ve biraz açlıkla yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz, bundan kaçış olmaz. Sen sabırlı davrananlara müjde ver.

En’am/165: “Bu topraklarda sizi, öncekilerin yerine geçiren O’dur. Kiminizi kiminizden kat kat üstün kılmıştır ki size verdikleriyle sizi imtihan etsin. Rabbinin cezası çabuk olur. O çok bağışlar, ikramı boldur.”

Ankebut/62: Allah, yaptığı tercihe göre kullarından kiminin önüne rızkı yayar kimine de belli bir ölçüye göre verir. Şüphesiz Allah her şeyi bilir.

Nisa/32: Allah’ın birinize diğerinden fazla olarak verdiği şeylere imrenmeyin. Erkeklere, kendi kazandıklarından belirli bir pay, kadınlara da kendi kazandıklarından belirli bir pay vardır. Siz, Allah’ın ikramını isteyin. Her şeyi bilen Allah’tır.

Şems/7: Nefsin (insan bedeninin) ve onun dengesini kuran (Allah’ın) hakkı için,

Şems/8: O, kişiye davranışlarındaki yanlışlığı da doğruluğu da ilham eder.

Şems/9: Kim kendini geliştirirse umduğuna kavuşur,

Şems/10: kim de kendini pis işlere sokarsa kaybeder.

A’raf/30: Allah bir kesimin doğru yolda olduğunu onaylar. Bir kesim de sapık sayılmayı hak eder. Onlar şeytanları Allah’tan yakın konumda tutar, üstelik doğru yolda olduklarını sanırlar.

En’am/116: Yeryüzündeki insanların çoğuna uyacak olsan seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar, sadece varsayımlarla hareket ederler. Onlar sadece uydururlar.

Bakara/201: Kimileri de şöyle der: “Rabbimiz! Bize bu dünyada güzellik ver, ahirette de güzellik ver. Bizi o ateşin azabından koru!”

Bakara/202: Bunlardan her birine kazandıklarından bir pay vardır. Allah hesabı çabuk görür.

Bakara/204: İnsanlardan öylesi var ki dünya hayatıyla ilgili sözleri seni hayran bırakır. İçinde olana da Allah’ı şahit tutar ama aslında o, pek inatçı bir hasımdır.

Bakara/205: Eline yetki (velayet) geçince yeryüzünde düzeni bozmaya, kaynakları tüketmeye ve soykırıma çalışır. Allah tabii düzenin bozulmasını sevmez.

Fussilet/25: Başlarına bir takım dostlar sardık; yaptıklarını ve geriye bıraktıklarını (yapmaları gerekip yapmadıklarını) onlara süslü gösterdiler. Daha önce gelmiş insan ve cin toplumlarından olanlar da (tehdit edildikleri şey) başlarına gelince o sözün gerçek olduğunu anladılar ve elbette kaybedenlere dönüştüler.

Al-i İmran/196: Ayetleri örtenlerin (kâfirlerin) şehir şehir dolaşmaları seni aldatmasın.

Casiye/24: Şöyle derler: “Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur. Ölür, yeniden hayat buluruz. Bizi bitiren zamandır.” Bu konuda bildikleri bir şey yoktur. Onlar sadece tahminde bulunuyorlar.

Hud/19: Onlar ki Allah’ın yolundan engeller ve o yolda anlaşılmayacak biçimde bir eğrilik oluşturmaya çalışırlar. Onlar Ahireti görmezlikte direnenlerdir.

Ta-Ha/16: Arzusuna uyarak ona inanmayan kişi sakın sana engel olmasın; yoksa yok olup gidersin.

Bakara/212: Yaşadıkları hayat, kâfirlere süslü gösterilir, inananları hafife alırlar. Ama müttakîler Kıyamet günü o kâfirlerden üstün durumda olurlar. Allah, tercih ettiği kişiye hesapsız rızık verir.

Al-i İmran/145: Allah’ın onayı olmadan kimse ölmez. Ecelleri/son yaşama tarihleri yazılıdır. Kim dünyalık isterse ona ondan veririz. Kim ahiretlik isterse ona da ondan veririz. Biz, görevini yapanları ödüllendireceğiz.

Hud/15: Dünya hayatını ve süsünü isteyenlere yaptıkları işlerin karşılığını burada tamı tamına veririz. Burada onlardan bir kesinti yapılmaz.

Al-i İmran/197: Bu, kısa süreli menfaattir. Sonunda varıp kalacakları yer cehennemdir. Ne kötü beşiktir o!

Hud/116: Sizden önceki dönemlerde birikimi olanlar o yerlerdeki bozulmaya karşı çıksalardı olmaz mıydı? Kendilerini kurtardığımız az kimse dışında bunu yapan olmadı. Yanlış yapanlar, şımartıldıkları şeyin arkasını bırakmadı ve günahkârlar haline geldiler.

Ta-Ha/129: Rabbinin tarafından evvelce verilmiş bir söz ve belirlenmiş bir ecel olmasaydı hemen yakalarına yapışılırdı.

Hud/9: İnsana katımızdan bir ikramda bulunsak, sonra onu geri alsak umutsuzluğa kapılır ve tam bir nankör olur.

Hud/10: Çektiği darlıktan sonra ona bir mutluluk tattırsak bu defa da “Sıkıntılar geride kaldı.” der. Artık o, şımarığın ve kendini beğenmişin tekidir.

İsra/100: De ki “Rabbimin ikram edeceği hazineler elinizde olsa tükenir korkusuyla kimseye vermezsiniz.” Bu insanlar çok cimridir.

Bakara/268: Şeytan sizi yoksul düşmekle korkutur ve çirkin işler yapmanızı ister. Allah ise suçunuzdan arındırma ve ikramda bulunma sözü verir. İmkânları geniş olan ve her şeyi bilen Allah’tır.

Bakara/269: O, tercihini doğru yapana hikmeti verir. Kime hikmet verilirse, ona çokça iyilik yapılmış olur. Bu bilgiyi sağlam duruşlu olanlardan başkası elde edemez.

Al-i İmran/26: De ki “Ey tüm yetkileri elinde tutan Allah’ım! Tercih ettiğin kişiye yetki verir, tercih ettiğinden yetkiyi alırsın. Tercih ettiğin kişiyi üstün konuma getirir ve yine tercih ettiğin kişiyi değersizleştirirsin. Bütün iyilikler Senin elindedir. Sen her şeye bir ölçü koyarsın.

Ta-Ha/134: Elçi gelmeden onları bir azap ile etkisizleştirseydik, derlerdi ki “Rabbimiz! Böyle aşağılık hale düşüp sürünmeden önce keşke bir elçi gönderseydin de senin ayetlerine uymuş olsaydık.”

Nisa/165: Müjdeci ve uyarıcı elçiler gönderdik ki onlardan sonra insanların elinde Allah’a karşı ileri sürecekleri bir mazeretleri olmasın. Allah güçlüdür, doğru kararlar verir.

Bakara/62: (Bu Kitaba) inananlar ile Yahudi, Hristiyan ve Sabiîler’den Allah’a ve Ahiret gününe inanan ve iyi işler yapanların ödülleri Sahipleri (Rableri) katındadır. Onların üzerinde korku olmaz, üzüntü de çekmezler.

Bakara/177: İyilik, yüzünüzü doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. İyilik; Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara ve nebilere inanıp güvenen kişinin yaptığıdır. Böyle bir kişi, sevmesine rağmen malını, kendine yakınlığı olanlara, yetimlere, çaresizlere, yolda kalanlara, isteyenlere ve boyunduruk altındakilere verir. Namazı özenle ve sürekli kılar ve zekâtı verir. Bunlar anlaşma yaptıkları zaman da yükümlülüklerini yerine getirirler. Baskılara, zorluklara, bir de baskın anında olacaklara karşı dirençli olurlar. Özü sözü doğru olanlar bunlardır. Allah’tan çekinerek korunanlar da bunlardır.

Ra’d/19: Rabbinden sana indirilenin doğruları içerdiğinin bilincinde olan, ona karşı körlük edenle bir olur mu? O doğru bilgiden yararlananlar sadece sağlam duruşlu olanlardır.

Ra’d/20: Bunlar, Allah’a verdikleri sözü yerine getiren ve antlaşmayı bozmayan kimselerdir.

Rum/21: Yanlarında rahatlayasınız huzur bulasınız diye size, kendi türünüzden eşler yaratması da Allah’ın ayetlerindendir. Aranıza sevgi ve merhamet de koymuştur. Bunda, düşünen bir topluluk için ayetler vardır. (Evlilik)

Furkan/54: İnsanı sudan yaratan, soy ve evlilik bağını oluşturan O’dur. Ölçüyü senin Sahibin koyar.

Nahl/72: Size kendinizden eşler var eden, eşlerinizden de çocuklar ve torunlar var eden, size temiz rızıklar veren Allah’tır. Allah’ın nimetlerini görmezlikten gelerek batıla mı inanıyorsunuz? (Evlilik/Çocuklar)

Teğabun/14: Ey inanıp güvenenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşmanlık edenler olur; onlara karşı dikkatli olun. Ancak kusurlarını görmez, yeni bir sayfa açar ve yaptıkları yanlışları örterseniz bilin ki Allah da sizin yanlışlarınızı örter ve ikramda bulunur.

Teğabun/15: Mallarınız ve çocuklarınız sadece sizi imtihan etmek içindir. Büyük ödül Allah katındadır. (Eş ve çocuklar ile imtihan)

Ahkaf/15: Biz insana, ana babasına iyi davranma görevi yükledik. Anası onu zahmetle taşımış ve zahmetle doğurmuştur. Onu (bir insan olarak) taşımasıyla sütten kesmesi otuz ay sürer. Ne zaman ki güçlü ve kuvvetli hale gelir ve kırk yaşına da erişirse der ki “Ey Rabbim! Fırsat ver de bana ve ana babama verdiğin nimetlere karşılık görevlerimi yerine getireyim. Razı olacağın iyi işler yapayım. Soyumdan gelenleri de benim için iyi evlatlar eyle. Ben sana döndüm, sana tam teslim olanlardanım.” (İnsanın aklen olgunlaşması ve yaşlanan anne babaya karşı sorumluluk)

Rum/54: Allah sizi güçsüz olarak yaratır; güçsüzlüğün ardından güçlü hale getirir. Güçlülükten sonra da yine güçsüz ve ak saçlı yapar, kurduğu düzene göre yaratır. Bilen ve ölçüyü koyan odur.

Yasin/68: Kime uzun ömür verirsek yaratılışını tersine çeviririz. Bunlar akıllarını kullanmıyorlar mı? (Yaşlanma)

Hac/5: Ey insanlar! Kabirlerden kalkma konusunda şüpheniz varsa (düşünün): Sizi önce topraktan sonra döllenmiş yumurtadan, sonra alakadan, sonra da bir çiğnem et parçasından belli belirsiz şekilde yarattık. Bu sözler, size olup biteni beyan etmemiz içindir. Yaşamasını tercih ettiğimizi belirlenmiş bir süreye kadar rahimlerde tutar, sonra sizi bir çocuk olarak çıkarırız. Sonra da ergenlik çağına eresiniz (diye yaşatırız). Kiminiz vefat ettirilir, kiminiz de ömrün en düşkün çağına kadar yaşatılır ki bilirken bilemez hale gelsin. Toprağı da kupkuru görürsün ama üzerine suyu indirdik mi kıpırdar, kabarır ve her türlü güzel bitkinden bir eş bitirir. (Hayatın evreleri)

Zümer/42: Allah ölüm esnasında canları alır, ölmeyenlerinkini de uykuda alır. Ölümüne hükmettiğini tutar, ötekini o belirlenmiş eceline belli bir vakte kadar salıverir. Bunda, düşünen bir topluluk için göstergeler (ayetler) vardır. (Uyku ve ölüm arasındaki benzerlik)

En’am/2: Sizi balçıktan yaratan O’dur. Sonra bir ecel belirlemiştir. Belirlenmiş başka bir ecel ise O’nun katındadır. Siz hala tartışıp duruyorsunuz. (Biyolojik ecel ve Allah’ın bildiği ecel)

Fatır/11: Allah sizi topraktan, sonra döllenmiş yumurtadan yaratmış, sonra da (ruhunuzla) eşleşmiş hale getirmiştir. O’nun bilgisi olmadan bir dişi ne gebe kalır ne de doğurur. Ömrü olanın yaşaması ve ömrünün kısalması mutlaka bir deftere kayıtlı olur. Bu Allah’a kolaydır. (Ölüm zamanı bilgisi)

Lokman/34: Kıyamet saati ile ilgili bilgi Allah’a aittir. Yağmuru o indirir, rahimlerde bulunanı o bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Allah bilir, her şeyin iç yüzünü bilir. (Ölüm yeri bilgisi)

En’am/61: O, kulları üzerinde tam hâkimdir; size korumalar gönderir. Sizden birine ölüm gelince elçilerimiz onu vefat ettirirler. Onlar (ölüm melekleri olan o elçiler) hata yapmazlar. (Ölüm)

A’raf/37: Bir yalanı Allah’a atfeden veya âyetleri karşısında yalana sarılandan daha yanlış yapan kim olabilir? Defterlerinde yazılı suçlarının cezası onları bulacaktır. Elçilerimiz canlarını almaya gelince: “Hani o Allah’tan önce yardıma çağırdıklarınız?” diyecekler, onlar da “Kaybolup gittiler!” diye cevap vereceklerdir. Kendilerinin kafir olduklarına bizzat şahitlik edeceklerdir.

Ankebut/57: Her canlı ölümü tadacak sonra da bize döndürüleceksiniz.

Al-i İmran/185: Her beden ölümü tatmaktadır ve yaptıklarınızın karşılığı size, sadece kıyamet günü tam olarak ödenir. Kim ateşten çıkarılır da cennete konursa kurtulmuş olur. Bu hayat (dünya), aldatıcı bir menfaatten başka bir şey değildir.

Tin/4: Biz insanı, en güzel donanımda yaratırız.

Tin/5: Sonra (yaptığı yanlışlar yüzünden) onu aşağıların en aşağısına indiririz.

Tin/6: İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlar başkadır. Onlara tükenmeyecek ödül vardır.

Tin/7: Ey insan, bu din karşısında (çağrı karşısında) seni yalana sürükleyen nedir?

Yunus/24: Dünya hayatı tıpkı gökten indirdiğimiz bir suya benzer. O su sebebiyle insanların ve en’amın (davarın) beslendiği bitkiler sarmaş dolaş olur. Derken toprak donanır ve bütün süslerini takınır. (Toprak) sahipleri, çıkacak ürünü hesaplayabilecekleri kanaatine vardıkları bir sırada o yere emrimiz, gece veya gündüz gelir de onu yolunmuş hale getiririz; sanki bir gün önce orada herhangi bir ürün yokmuş gibi olur. İşte biz, düşünen bir topluluğa, âyetlerimizi böyle ayrıntılı olarak anlatırız.

Rum/30: Yüzünü dosdoğru bu dine, Allah’ın insanları yarattığı fıtrata çevir. Allah’ın yarattığının yerini tutacak bir şey yoktur. Doğru din budur ama çoğu insan bunu bilmez.

Nisa/48: Allah kendisine ortak oluşturulmasını (şirki) bağışlamaz. Bunun altında olan günahları, şirkten uzak kalmayı tercih eden kişi için bağışlar. Kim Allah’a ortak oluşturursa, O’na büyük bir iftirada bulunmuş olur.

Mülk/2: Ölümü ve hayatı yaratan odur. Bunlar; hanginiz daha güzel iş yapacak diye sizi yıpratıcı bir imtihandan geçirmek içindir. O güçlüdür, bağışlayıcıdır.

Vakıa/57: Sizi yaratan biziz. Bütün bunların doğru olduğunu keşke kabullenseydiniz.

——————————————————————————————————————–

En doğrusunu ALLAH (C.C) bilir.
Sıralama bir grup Müslüman tarafından düzenlenmiştir.
Süleymaniye Vakfı Meali’nden istifade edilerek hazırlanmıştır.

Kur’an-ı Kerim’e Göre İnsan Hayatının Aşamaları” için bir yorum

  • 3. Nisan 2020 tarihinde, saat 16:19
    Permalink

    Burak kardeşim bu çalışman hayırlı olsun tebrik ederim inanıyorum ki devamı zenginleşerek gelecektir

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir