Allah 'tan başka ilah yok demek, sadece putlar mı yok demektir, sadece putlara karşı çıkmak anlamınamı gelir, yoksa, Ebu Cehillere, Ebu Süfyanlara, Ebu Leheblere, Muaviye' lere demi karşı çıkmak anlamına gelir?


Evet, Allah'tan başka ilah yoktur ama peki, bu sahte ilahları güç sahipleri neden bu kadar ısrarla sahiplenmektedirler? Bunun basit bir gözlemini yapabilmek için cahiliye dönemine kısaca bakacak olursak, Kabe içinde yüzlerce put bulunmakta ve bunların hiç biri konuşamamakta, cevap verememekte, hiç bir istekte bulunamamakta ve kendi kendilerini koruyamamaktalar. Peki, madem putlardı asıl sorun , o halde peygamber neden hemen işin başında kabeye giripte bu putları yıkmadı da onüç seneye yakın bir zaman boyunca Mekke’de, on seneye yakın bir zaman da Medine’de buraların ileri gelenleriyle mücadeleye tutuştu? Bu putları yıkmak, kırmak için neden Mekke' nin fethini bekledi? Yoksa, Mekke’nin ileri gelenleri çok mu dindardılar da onun için putları uğruna savaşıp, mallarını ve canlarını ortaya attılar? İşte buradan bakmalıyız birazda bu meseleye ve buradan bakınca da görüyoruz ki, sıkıntı sadece putlar değilmiş, asıl sıkıntı bu putların iplerini tutan, onları sahneye çıkaran, onlara senaryo yazıp rol biçen ve oynatanlarmış. Yani,para, güç ve otorite sahiplermiş asıl problem. Bu senaryo sahiplerinin kalemleri ve kağıtları ellerinden alınmadan, senaryoları teşhir edilmeden, güçlerini yıkmadan ve onların karşılarına çıkmadan islamı yaşamak, islamı anlatmak, islamı yerli yerine oturtmak ne yazık ki mümkün olmuyormuş. Allah' tan başka ilah yoktur inancını hakim kılmak için demek ki önce senaryo sahiplerinin güçlerini bitirmek gerekiyormuş, tıpkı peygamberimizin hayatında yaptığı gibi. O, önce Mekke ardından Medine'de gerekli zemini oluşturup kukla olan putların iplerini ellerinde tutanların ellerini kırmadan Kabe'deki putlara dokunmamıştır.

Peki bu ipleri tutanların derdi ne idi de bu kadar tehlikeyi göze aldılar ve her şeylerini kaybedebilecekleri bir inatlaşmaya girdiler? Neden bu kadar ısrar ettiler ve peygambere kin besler hale geldiler? Ne olurdu ki, peygambere ve getirdiği dine inansalardı ve hayatlarına devam etselerdi, bu, bukadar imkasızmıydı, değermiydi bu kadar mücadeleye? Bakın günümüzde ne de güzel oluyormuş, insanlar güç ve para sahipleri hem müslümanlığı kabul edip hem de islamın dışında yaşabiliyorlar ve islamı bozmak içinde uğraşabiliyorlarmış. Acaba Mekke'nin ileri gelen müşrikleri bu günleri görseydi derlermiydi; ''biz yanlış yapmış, boşuna kendimizi heba etmişiz.'' Bu müşrikler ne istyorlardı ki bu kadar çaba içine girmişlerdi? Müşrikler, paralarına, güçlerine, otoritelerine, makamlarına ve hayatlarına dokunmayan hatta dokunmak bir yana onları daha da zengin etmek için kurulmuş sistemlerinin devamını istiyorlar, halkı da, dini inançlarını putlar, şairler ve hikayelerle kullanarak kendilerinin kölesi halinde tutmak,bu ilahlar ! ile kandırıp onları sömürmeye devam etmek ve bu sömürü sayesinde gelecek nesillerinin de dünyalıklarını kurtarmak istiyorlardı. Bu ileri gelenler, paranın/gücün sahibi olduğundan refah içinde yaşamak bunların hakkı oluyordu. O yüzden bunların sömürü aracı olan putları yıkmak çok zor olmuştu, işte bu mücadelede peygamberimiz ve arkadaşları canlarını ve mallarını ortaya koydular. Kolay olmadı, zor oldu ama sonuçta kazanan hakkı söyleyen taraf oldu. 
Bunları hatırladıktan sonra günümüze dönecek olursak, ülkemizde yüzlerce ilahiyatçı akademisyenler, yüzlerce islami kalemler ve milyonlarca müslümanlar varken neden sistem ve sistemin putları gücünü devam ettirebilmektedirler? Neden akdemisyenler! ve alimler! , hal hazırda bulunan bir kaç şeyhi ve 1400 sene önceki putları dillendirip la ilahe illallahı anlattıklarını zannetmektedirler?
Neden Mekke'deki cahiliye sisteminin bir benzerinin ülkemizde olduğunu görmüyor, görsede seslenmiyor ve sistemin devamından hiç rahatsız olmuyorlar.

Müslüman olduğunu söyleyen bir ülkede tarikatlar, türbeler, sahte alimler, pervasız medya, pervasız iğrençlikler, Allah'ın hükümlerinin hiçe sayıldığı sayısız kanunlar, ahlaksızlar, kadın ticareti yapan yasal! evler, para sahiplerinin Firavunvari yaşantıları, halkın ise Firavunlara gönüllü köle olmuş bir yaşantıları varken, alimler! ve aydınlar! neden bunlardan sadece tarikat ve şehylere vurgu yaparak şirki anlatmaya çalışıyorlar. Neden diğer söylediklerimizi şirk olarak veya zulüm olarak görmüyor ve rahatsız olmuyorlar.

Neden, günümüzün Ebu Cehillerini deşifre etmiyor, sistemi yürütenlerin aslında hayatımıza yön verdiklerini ve bizi Allah'a kulluktan uzaklaştırıp başka ilahlara ! kulluk ettirdiklerini söylemiyor ve onları deşifre etmiyor veya onları rahatsız etmiyorlar? Zenginlerin, bir günde zevk için harcadıkları paralarla, halkın bir çoğunluğunun bir kaç sene yaşayabildiği bir ülke de yaşarken bizim alimler! neden bunun islama aykırı olduğunu, böyle yaşayanların müslüman olamıyacağını, bırakın müslüman olmayı, bunların Allah'a savaş açtığını neden söylemezler? İslam bu adaletsizliği kaldırmak için gelmedi mi? Peygamberin, Mekke'de ki söylemleri hep bu değilmiydi? Bizim alimler! neden peygamberin bu söylemini dillerine almazlar, neden islamın geliş amacı için mücadele etmezler? Ne olur, makamlarını mı kayberler, ne olur medyaya mı çıkamazlar, ne olur güç sahipleri onları hapse mi attırır, peki korktuları bunlar ise neden meydana çıkıpta halkı başka şeylerle oyalamaya çalışırlar?

Medya önüne çıkanların çoğuna bakıyoruz, birden bire ünleniyor ve yeni ders halkaları ile faliyetlerini sürdürüyorlar, derslerinde ayetlere yeni anlamlar bulma, yanlış meallendirmeleri düzeltmeye çalışma ve farklı olup yer kapma kaygısına düşmekteler. Yok efendim önce iblisti sonra şeytan oldu, yok zaten şeytandı, yok efendim Ademin babası vardı da..., yok efendim talebe alimi eleştirirken haddi bilmeli de, yok efendim peygamber miraçta şuraya kadar çıktı, şunu gördü ama şunu görmedi, yok efendim Nuh'un gemisi buharlıydı da, yok efendim ben sadece kurana çağırırım, sadece kurandan konuşurum da gibi tefsirlerle uğraşmakta ama ne yazık ki gümüz Ebu Cehilleri göstermemekteler ve onlara karşı duracak bir birey, müslüman şahsiyet yetiştirmemekteler. Resul, Allah'ın hükümlerinin uygulanmadığı ve uygunlanma şansının olmadığı bir ortamda kadına mirası anlatmadı, tesettür emri gelmedi, savaş emri vermedi, O , önce Allah'a başkaldırmış sistem ve sistem sahiplerinin karşısına çıktı ve onları gösterdi ve onlara Rabbın, yani Sahibin emirlerini anlattı. İnsanlara, yani halka, yani sömürülenlere bu adamları ve sistemlerini gösterip, işte bunlar Allah'ın ayetlerini örtüp kafirlik yapıyor, bunlar aslında sizi sömürüyor yoksa yaşadığınız bu mağduriyet bir kader değildir, bunlara dikkat edin dedi. Peygamberin hayatı bu kadar net ve berrak iken, neden O'nun yaptığını yapmıyorlar ve insanları tefsirlerle başka mecralara götürüp dikkatlerini dağıtıyorlar?. halkın çoğunluğunun asgari ücretle çalıştığı bir ülkede, iş adamlarının milyon dolarlık evlerde oturmaları, kaç yüzbin dolarlık arabaları kullanıyor olmaları, milyon dolarlık yatlarla geziyor olmaları bu Kuran'dan konuşan insanları rahatsız etmiyor, bunu konuşmuyor da başka konular konuşuyor olmaları onların ya dini anlamadıklarını, ya da gerçekten hevalarının tatmini için uğraştıklarını göstermez mi?


Evet artık putları taştan tahtadan şeylerde aramak yerine gözümüzü açıp daha dikkatli bakmalıyız. Zulmü göremeyen, göremediği için başkaldırmayanlar ile zulmü görüp ama yinede başkaldırmayanlar ve insanlara onu göstermeyen sözde alimler! inanıyorumki sizlerin hesabı daha çetin olacak. Sayfalarca kitap yazıyor, tefsirlerle uğraşıyor, TV lerde insanlara hitap ediyorsunuz. Kim ki, insanlara dinlerini öğretirken zulmü göstermiyorsa, Firavun'un yanındaki din adamlarından ne farkı olabilir ki?

İşte bu duruma düşmemek için, müslümanın öncelikle şirke, zulme, zulmü yapana, sahte ilahlar üretenlere, ahlaksızlığı topluma yayanlara karşı dik durması, söylemlerinin net olması gerekmektedir. Biz bunu sistemin ilahiyatcılarından ve öğrencilerinden beklersek sanırım ömrümüz gafletle geçecek.
Bir taraftan, Ebu Cehillere yardım ederken bir taraftan da evinin bir köşesinde namaz kılmak müslümanlara, alimlere! garip gelmiyormu acaba? Dinin para ile yani maddiyatla, yani para sahipleri ile direk bir alakası vardır. Para sahipleri, kendilerine bir sahip kabul etmemektedirler ve Karun misali bu malı ben kazandım ve dilediğim gibi kullanırım demekteler ama Allah, hayır sizin sahibiniz benim ve ihtiyacınızdan fazlasını insanlara, ihtiyaç sahiplerine paylaştıracak ve insanların haklarını ve emeklerini sömürmeyeceksiniz der, işte burada mücadele başlar. Peki günümüzde de bunlar ayan beyan yaşanmamaktamıdır. Bunlar bu kadar ayan beyan yaşanırken, ben kurandan konuşuyorum diyen sözde alimler neden bunlarla mücadeleye girmezler ve bu konuyu öncelemezler? Tabii kolaydır, ders halkası kurmak, ülkenin bir çok yerinde tanınıyor olmak, onların değer verdiği hocaları olmak. Onlara, Allah'ın isimlerini anlatmak, kelimelerin köklerine inmek, kıssaları tekrarlamak ne kadar da kolay ve tehlikesizdir değil mi?

Kuranı yeniden okuyup asıl istenen nedir onu idrak etmeli, onu görmeli ve hayatımızı öyle şekillendirmeliyiz.
Başaralanlara selam olsun.

Selametle.