Bismillahirrahmanirrahim.

“Sizi şu yakıcı ateşe (Cehenneme) sokan nedir?” Suçlular der ki: “Biz namaz kılanlardan değildik. Yoksula da yedirmezdik. Boş şeylere dalanlarla dalar giderdik. Ceza gününü yalanlardık. Nihayet bize ölüm gelip çattı.” (Müddessir: 42-47)

Ayetler bu derece ortadayken;

Gece yarılarına kadar İslam konuşanlar yatsıyı kılmadan yatıyor, sabah ezanı okunurken de fosur fosur uyuyorsa,

Burnunun dibindeki yoksulu doyurmayanlar, burnunun dibinde yenen kul hakkına ses çıkarmayanlar Orta Doğu’nun sorunlarına uzanıyorsa,

Birbirine arka çıkacak en az 5 kişilik sıkı bir dostluk grubu dahi kuramamış olanlar İslam Birliğinden bahsediyorsa,

Ceza gününe inandığı halde dünya işlerine dalarak kulluk görevini unutanlar tıpkı ceza gününe inanmayanlar gibi yaşamaya devam ediyorsa,

Şu fani dünyada birlikte omuz omuza bir namazımızın olmasını istediğimiz ağabeyler biz namaza koyulduğumuzda “Ben şeyde kılacağım.” gibi yarım ağızla söylenmiş sözlerle yanımızdan ayrılıyorsa,

Üstelik bütün bunları kendisine sadece Müslümanlık yetmeyip de dinini ideolojisine taşıyarak “İslamcı” kimliğini takınanlar yapıyorsa,

Tez zamanda ihlas ve imanlarını sorgulayıp ürkmeleri gerekir. Kendi kendilerine “Ben kılmayacaksam kim kılacak bu namazı?” demeleri gerekir.

“Dediğimi yap yaptığımı yapma.” gibi sözlerse bildiğimiz ikiyüzlülük, sahtekârlık beyanı. İnsan insana dedikleriyle değil, yaptıklarıyla örnek olur.

Minarelerden "hayya ale-salah" denildiğinde icabet etmiyorsan bu Allah'ı protesto etmektir. Kürsülerden İsrail'i protesto etsen neye yarar?

Müslümanlık ciddi bir iddia, İslamcılık daha ciddi… Evvela emrolunduğumuz gibi dosdoğru olacağız. Namazı dosdoğru kılacağız.

Beynamaz muhataplarım incinmesin diye şimdiye kadar hep susmuş, namaz vurgusu yapmaktan çekinmiştim. Lakin bundan sonra sürekli “Önce namaz!” diyeceğim.

Çünkü, “Bunlar Allah’la kul arasında kalması gereken şeyler azizim.” diyen 'kötü niyetlilerin' oluşturduğu algıya esir düştüğümüzü fark ettim.

Irkıyla, malıyla, tuttuğu futbol takımıyla ve daha ne kadar nefsani şey varsa onlarla övünenlerin olağan karşılandığı bir dünyada bizim namazımızı susturmaya çalışıyorlar.

Defalarca şahit oldum ki; namazla övünmek gösterişe girerken, ayıplanırken çapkınlıklarını anlatıp zina günahıyla övünen kişinin yaptığı şey “erkeklik”ti, örnek alınasıydı.

Eğer bugün gençler namazdan çok zinaya özendiriliyorsa bu kötü halin vebali gereğini bellemeyen Müslümandadır.

Namaz kılmak ayıp bir şeymiş gibi Muhafazakârların bile iş yeri binalarında mescitler bodrum katta, merdiven altında gizli saklı bir yerlerde. Zaten AVM’ler başta olmak üzere çoğu yerde namaza hiç yer yok.

Oysa mescitler görünürde olmalı ki, önünden geçenler namazı unutmasın.

İş yerindeki kantin gibi ortalıkta duran bir mescit belki, “Elhamdülillah Müslümanım” diye övünmesini bilen fakat çay ve sigaraya ibadetten daha fazla öncelik verenlerin vicdanını harekete geçirecek, akıllarına namaz kılma fikri düşürecektir.

Ama göz görmeyince gönül katlansın isteniyor. Ölümün ne zaman gelip çatacağı belliymiş gibi erteleniyor namaz.

Ölümü her daim hatırlamak üzere mezarlıkların çevresinde, toprağa ve komşuya yakın olarak yaşıyordu ecdadımız.

Bugünse mezarlıklardan kilometrelerce uzaklıktaki kıyamet alameti gökdelenlerde, bloklarda birbirimizden bihaber yaşamayı tercih ediyoruz.

Siyasette, ticarette, hayatın her alanında diri kalmamız için hatırlamamız ve hatırlatmamız gereken şeyler var bizim. Mesela Mâide Suresinin 55. ayeti gibi:

“Sizin dostunuz ancak Allah’tır, Resulüdür ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekâtı veren müminlerdir.”