Teslim alan dinden teslim alınan dine hicret edilmeye  başlandığından beridir din toplumları uyutan afyon haline gelmiştir.

1400 küsür yıl önce insanların, Allah'a, Allah'ın vahiylerine teslim olmaları için gönderilmeye başlanan ve nefisleri teslim alıp yeni bir düzen kuran islam, peygamberin vefatının ardından  kısa bir dönem sonra siyasi kavgalar, çıkar kavgaları  neticesinde teslim alınan bir konuma düşmüştür. Teslim olduktan sonra da tabiri caizse inzivaya çekilip kendini ibadetlere vermiş ve bu şekilde kendini ibadete veren din Allah ile ilişkisini kurmaya çalışırken, dünya ile, insan ile ilişkisini kesmiş bu sayede insana ve hayata söyleyecek bir sözüde kalmamıştır. 
Eğer bir mücadelede bir taraf teslim olmuşsa, o artık etken olmaktan çıkıp edilgen hale gelmiştir ve onu kim teslim almışsa, artık o ne istiyorsa, teslim olan ona uymak zorundadır. Burada insan ve insanın dünyaya sahip olma istekleri dini teslim almıştır ve bu saatten sonra dinin değil insanın söyleyecekleri olacaktır. Yüzlerce yıldır güç ve sulta sahipleri bir şeyler söylemiş ve istemiştir, din de onların isteklerine tercüman olmuştur.

Hz.Osman'ın dönemi ile başlayan iktidar mücadelesi ve bu mücadelede Kuran'ın taraflara vereceği ! fayda insanların iştahını kabartınca islam ve Kuran artık edilgen hale dönüşmüştür. 
İnsanoğlu paraya, güce, şaşaya, dünyaya tapmaya tekrar dönünce artık kullanamayacağı bir şey, harcayamayacağı hiç bir değer  kalmamış ve bundan ne yazık ki islam da fazlasıyla nasibini almıştır. Bütün bu gelişmeler sonucunda insan artık teslim olması gereken dini teslim almış ve onu kullanır hale gelmiştir. Bu şekilde yenilip gücü elinden alınan bir dinden bu haliyle insanlığı kurtarmasını beklemek, sanırım gökten kurtarıcı beklemek gibi bir şey olmalıdır.

Dini yanlış yerden okumak, dine yanlış yerden bakmak, dünyaya gereğinden fazla önem verip, ahireti ötelemek, toplum baskısına teslim olmak insanları uyaran dinden uzaklaştırıp uyutan dine yönlendirmiştir. Başörtüsünü önemseyip takvayı önemsemeyen, namazın rekat sayılarını önemseyip haksız kazancı önemsemeyen, Kuran okumayı önemseyip insanlarla ilişkileri önemsemeyen, haca gitmeyi önemseyip fakiri önemsemeyen, giyimde kuşamda müslüman gözükmeyi önemseyip zengin ve karun vari yaşamayı önemsemeyen bir müslüman topluluğu haline gelmemize rağmen inandığımız! din ne yazık ki bizleri doğruya ulaştıramamakta ve insanları güce ve iktidara teslim olmaya çağırmaktadır. Bundan dolayı  bizim bu din anlayışımızı tekrar gözden geçirmemiz gerekmektedir. Şekle ve ibadete indirgediğimiz din, bizleri sadece ve sadece komik ve perişan duruma düşürmüştür . Günümüzdeki müslüman! toplumlarının geneli de bu halde değilmidir?

İslam anlam olarak teslim olmak, Allah'a teslim olmak anlamına gelirken, onu teslim alıp, teslim almış olunan bir din ile Allah'a kulluk etmeye çalışmak, ne olduğunu, neye inandığını bilmeyen darmadağın bir insan ve toplum ortaya çıkarır ki bunu günümüzde yakından müşahede etmekteyiz.

Cennete, ölümden sonra mutlu bir hayata talip olan insanların bu kadar rahat, umursamaz tutumları ve Allah'a din öğretmeye kalkmaları akıl alacak bir şey olmasa gerek. Allah'a inanıp, O'nun cennetine talip olanların, bir takım insanları O'dan başka ilah olarak tanımaları ve bu inancı yaşayabilmek için islam dinini, liderlerine, şeyhlerine ve cemaatlerine teslim etmeleri kabul edilecek bir davranış değildir.

Eşyanın kuralı gereği, kazanan, galip gelen veya teslim alan taraf baskın olduğundan dolayı, kaybeden veya teslim olan tarafı değiştirip dönüştürür. İslam dini de yüzyıllardır insanoğluna teslim olduğu için insanın isteği doğrultusunda değişip dönüşmüştür.  Bundan dolayı bir beldenin inandığı islam diğer başka beldeye eğriti durmakta veya onlarca sene önce inanılmış islam ! sonraki nesillere veya sonraki zamana uymamaktadır. Bunun nedeni ise her toplum, kendi teslim aldığı dini kendi zamanlarına, geleneklerine, toplumun arzularına göre değiştirmiş olmasındandır. Ne zaman ki insanlar dünya çıkarlarının önüne islamı geçirirler ve egolarını bastırırlar işte o zaman Allah'a teslim olmuş toplumlar ortaya çıkar ve insanın kurtuluşunu sağlar.

Ya dini teslim alıp, onu kullanacağız, ondan para, makam ve şöhret kazanacağız ya da biz dine teslim olup Allah'ın sevdiği ve rahmet edeceği kul haline geleceğiz. İnsanlar, dünyada kendilerine sunulan iltifatları, makamı ve şöhreti, Allah'ın vereceği onura ve değere değişip kendilerini ucuz bir karşılığa satıyorlar ne yazıkki.

İnsan eliyle üretilip, yine insana ve eşyaya kulluk ettiren ve adına islam denilen dinden, Allah'ın insanlara layık gördüğü ve sadece Allah'a teslim olunan, Allah'ın sahibi olduğu islama hicret edip onur ve şeref sahibi olmak içindir benim duam.

Teslim alınan dinden teslim olunan dine ve dünyaya kulluktan Allah'a kulluğa hicret edebilmeli aklı olan insan. İnşallah bizler bu hicreti yapıp ölüm bize gelinceye kadar sıratı müstakim üzerinde oluruz.

Selam olsun.