| Yazan: Ahmed Kalkan / www.ahmedkalkan.net/,
Tarih: 13-07-2010 19:25
|
Okunma Sayısı : 37 |
Beğenilme : 3 |
Yayınlama yeri : Genel, Köşe Yazarları Aktüel |
Türkiye’de yaşayan insanların sadece % 4’ü dergi okurken, herhangi bir kitabı halkın sadece % 4,5’u okuyabilirken, % 94’ü televizyon seyrediyor. Yaşadığımız bu topraklarda her akşam ortalama dört saat televizyon karşısında vakit geçiriliyor. İnternet kullananların büyük çoğunluğunun (% 90 civarında) Chat, oyun ve porno programlarıyla meşgul olduğu, ancak % 10 civarında kullanıcının ticarî, bilimsel, fikir-yorum ve dinî içerikli programlarla ilgilendikleri ifade ediliyor. Spor, televizyon, müzik, derken internet insanları kendine tutsak ediyor, bağımlı yapıyor ve uyuşturucu görevi üstleniyor, insanımızın zamanını kemiriyor. İnsanlarımızın günde ortalama dört saati televizyon veya bilgisayar karşısında geçiyor. Bir iş günü sekiz saat olarak kabul edildiğine göre, televizyon karşısında kaybedilen saatlerin toplamı bir kişi için ayda 15 iş günü. Son Güncelleme: 13-07-2010 19:25
|
|
| Yazan: Prof.Dr. İlhami GÜLER / Timeturk,
Tarih: 13-06-2010 13:46
|
Okunma Sayısı : 114 |
Beğenilme : 8 |
Yayınlama yeri : Genel, Köşe Yazarları Aktüel |
“Zalimler, nasıl bir çöküşe uğrayacaklarını yakında görecekler”(Kur’an - 26/227). İnsanlığın siyasal örgütlenmesi, erken dönemlerde kabileler halinde, daha sonraları da Şehir devletleri, Derebeylikler, İmparatorluklar ve son olarak da Ulus devletler şeklinde olmuştur. Siyaseti belirleyen ana unsur ise; ırk, dil, din, kültür, coğrafya ve çıkar birlikteliğine dayanan toplulukların yaptığı dost-düşman ayrımıdır. İbrahimi Monoteist dinin son halkası olan İslam’da (Kur’an’da) siyasetin temel belirleyeni olan dost-düşman ayrımı ahlak (ADALET- zulüm) temeline dayandırılmıştır: “İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzerinde değil.”(5/2) “ Zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.”(2/193) Son Güncelleme: 13-06-2010 13:46
|
|
| Yazan: Prof. Dr.Hayrettin Karaman / www.hayrettinkaraman.net,
Tarih: 13-06-2010 13:43
|
Okunma Sayısı : 112 |
Beğenilme : 8 |
Yayınlama yeri : Genel, Köşe Yazarları Aktüel |
Birisi çıkar da "dinin iman, ibadet ve ahlak kısımlarında ictihad olmaz, diğer alanlarda ise yeni birkaç meselede fetvaya ihtiyaç duyulabilir, ama ictihad gerekmez" derse, "Deve nerem eğri demiş, neren doğru ki demişler" meseline örnek teşkil eder.
Son Güncelleme: 13-06-2010 13:43
|
|
| Yazan: Mustafa İslamoğlu / www.mustafaislamoglu.com,
Tarih: 06-06-2010 11:08
|
Okunma Sayısı : 125 |
Beğenilme : 9 |
Yayınlama yeri : Genel, Köşe Yazarları Aktüel |
Bunu söyleyen Gazzeli bir anne. Sorusunu dünyaya soruyor ve cevabını veriyor: Bir Filistinlinin kanı sudan ucuzdur. Bir başka anneyi konuşturuyorlar. İsrail'in soykırımına eşini, babasını, biri kundakta iki çocuğunu vermiş. Son sözü "Burada biz ölmüyoruz, burada insanlık ölüyor" diyor. Son Güncelleme: 06-06-2010 11:09
|
|
|
| Yazan: Yahya ŞENOL / www.suleymaniyevakfi.org / Alıntı /,
Tarih: 06-06-2010 14:41
|
Okunma Sayısı : 54 |
Beğenilme : 5 |
Yayınlama yeri : Araştırmalar, Makaleler |
Üç aylar diye meşhur olan Recep, Şa’ban ve Ramazan aylarına yaklaşmış bulunuyoruz. Halk arasında bu aylar ve bu aylar içinde bulunan önemli gün ve gecelerle ilgili birçok hadis dolaşmaktadır. Bunlardan bazıları sahih, bazıları zayıf ve maalesef birçoğu ise uydurmadır. Hurafelerin halk nezdindeki itibarı ve oldukça yaygın oluşu göz önünde bulundurulduğunda, bu gibi konularda uydurma hadislerin sahihmiş gibi bilindiği görülmektedir. Son Güncelleme: 06-06-2010 14:41
|
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 10 Toplam: 231 |